Tetikleyiciyi çıkarırken beslenmenizi eksiltmeyen güvenli bir düzen.
Besin alerjisi ve intoleransında beslenme danışmanlığı, tetikleyici besini çıkardıktan sonra tabakta kalan boşluğu doldurmakla ilgilenir. Süt, buğday ya da bir grup meyve listeden çıkınca kalsiyum, lif, B12 ve demir açık verebilir. Amaç kısıtlamayı hem güvenli hem yaşanabilir tutmak. Bu sayfada süreci nasıl yürüttüğümü anlatıyorum.
Elimde bir tanı ya da hekim notu varsa oradan başlıyorum. Yoksa önce ne yediğinizi ve belirtinin kaç saat sonra çıktığını kayda geçiriyoruz.
Alerji ile intolerans aynı şey değil; biri bağışıklık sisteminin tepkisi, diğeri çoğunlukla sindirimle ilgili. Pratikteki karşılığı şu: alerjide eser miktar bile sorun çıkarırken, laktoz intoleransı olan birçok kişi yemekle birlikte yarım bardak sütü tolere ediyor, yoğurdu ve olgun peyniri hiç şikâyetsiz yiyor. İkisinin farkını bu yazıda ayrıntılandırdım.
Bu başlıkta genellikle şu durumlarla çalışıyorum:
İlk görüşme 45-60 dakika. Üç günlük besin ve belirti kaydınızı birlikte okuyoruz: hangi öğün, ne kadar, nasıl pişmiş, kaç saat sonra ne olmuş. Varsa test sonuçlarınızı ve hekim raporunuzu bu aşamada istiyorum.
Eliminasyonu süresi baştan belli biçimde kuruyorum. Geniş kısıtlamalarda bu genelde 2-6 hafta; süresiz liste vermiyorum.
Ardından uygun besinler tek tek ve küçük porsiyonlarla geri deneniyor. Hepsini birden geri koyarsanız hangisinin sorun çıkardığı görünmez.
Kontroller ilk iki ayda iki haftada bir. Bakılan tek şey belirti değil: kalsiyum, D vitamini, B12, demir ve lif alımınızı da hesaplıyorum, çünkü süt grubu ya da tahıl grubu tabaktan çıktığında bu beşini eski düzeyinde tutmak kendiliğinden olmuyor. Lif düşünce bağırsak düzeni bozuluyor; lif kaynaklarını plana ayrıca yazıyorum.
Etiket okumak ilk haftanın en yorucu işi. Süt içermez ibaresi taşıyan bir üründe kazein geçebiliyor, glutensiz görünen bir sosun içinde buğday nişastası çıkabiliyor. İlk kontrole eve aldığınız ürünlerin fotoğraflarını getirin, etiketleri birlikte okuyalım.
Ev içindeki çapraz bulaş beklenenden sık sorun oluyor. Çölyakta aynı ekmek bıçağı, aynı tost makinesi ya da aynı kızartma yağı yeterli.
Bunun için mutfağa dair somut şeyler yazıyorum: ayrı tereyağı kavanozu, ayrı süzgeç, ekmeği en son kesmek, unlu işleri tezgâhın ayrı ucunda yapmak.
Bir de şu var: her kısıtlama işe yaramıyor. Glutensiz beslenip şişkinliği geçmeyen bir kişide sorun fruktanlarda ya da laktozda olabilir. Dört hafta sonunda belirtide anlamlı bir değişiklik yoksa listeyi uzatmıyorum; kısıtlamayı geri alıp başka bir yön arıyoruz.
Alerji tanısı ve test yorumu hekime aittir. Adrenalin oto-enjektörü, ilaç ve immünoterapi kararları da öyle. Şu tablolarda beslenme planını bekletip doktora yönlendiriyorum:
IgG besin duyarlılık panelleri konusunda da net olayım: bu testlerin alerji tanısında yeri yok, sonuçlarına bakarak besin çıkarmıyorum.
Laktoz için kısa süreli bir deneme yapılabilir. Çölyak şüphesi varsa hayır: test öncesi gluteni kesmeyin, sonuç yanıltıcı çıkar. Önce hekime gidin.
Kalsiyumla zenginleştirilmiş bitkisel içecekler, tahin, susam, kuru incir, brokoli, badem ve kılçığıyla yenen sardalya işe yarıyor. Günlük hedefe göre miktarı hesaplayıp öğünlere dağıtıyorum; gerekirse takviyeyi hekiminizle konuşuyoruz.
Çoğu durumda hayır. Genellikle annenin beslenmesinden süt proteininin çıkarılması yetiyor ve bu hekim takibiyle yürütülüyor. Çocuğun büyümesi ayrıca izlenir; ayrıntısı çocuk ve ergen beslenmesi sayfasında.
Çölyakta glutensiz beslenme kalıcıdır. Laktoz intoleransında ve çocukluk çağı süt alerjisinin bir bölümünde tolerans zamanla değişebilir; kontrollü yeniden deneme bu yüzden planın parçası. Kendi tablonuzu konuşmak için randevu alabilirsiniz.
Görüşmeler çevrim içi yapılıyor; il merkezinde ya da çevre ilçelerde yaşıyorsanız Uşak ofisinde yüz yüze görüşme de mümkün.