Vücut Kitle İndeksi Ne Anlatır, Ne Anlatmaz? VKİ'yi Doğru Okumak
Gül Aybala Murat, Diyetisyen ·
VKİ nasıl hesaplanır?
Vücut kitle indeksi, kilogram cinsinden ağırlığın metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle elde edilir. Boyu 1,70 metre olan ve 70 kilogram gelen bir yetişkinde işlem 70 / (1,70 × 1,70) biçimindedir; sonuç yaklaşık 24 çıkar. Formülün girdisi yalnızca iki ölçümdür: tartıdaki sayı ve boy. Bu sadelik hem indeksin en büyük avantajı hem de en büyük sınırıdır.
Yetişkinlerde sonuç, Dünya Sağlık Örgütü'nün sınıflandırmasıyla yorumlanır. 18,5'in altı düşük kilolu, 18,5–24,9 arası normal, 25–29,9 arası fazla kilolu, 30 ve üzeri ise obezite aralığı olarak tanımlanır. Kendi değerinizi görmek için VKİ hesaplama aracı yeterlidir; asıl mesele, çıkan sayının hangi soruların cevabı olduğudur.
İndeksin kökeni kullanım alanını da belirliyor
Boy ile kilonun tek bir orana indirgenmesi fikri 19. yüzyılda, tek tek kişileri değerlendirmek için değil, toplulukların ortalama vücut ölçülerini tanımlamak için ortaya çıktı. Eşik değerler de aynı mantıkla çizildi: büyük gruplarda ağırlık ile sağlık sorunlarının görülme sıklığı arasındaki ilişkiye bakıldı ve riskin belirginleştiği yerlere sınır konuldu.
Buradan önemli bir ayrım doğar. Bir eşik, "bu değerin üzerindeki insanlarda şu sorunlar daha sık görülüyor" der; "bu değerin üzerindeki her insan hastadır" demez. İstatistiksel bir eğilim ile bireysel bir değerlendirme aynı şey değildir. VKİ etrafındaki tartışmaların çoğu, bu iki cümlenin birbirinin yerine kullanılmasından kaynaklanır.
Nüfus düzeyinde neden bu kadar yaygın?
VKİ ucuz, hızlı ve tekrarlanabilir. Bir tartı ve bir boy ölçerle, laboratuvar gerektirmeden, dünyanın her yerinde aynı biçimde hesaplanabilir. Bu özellik onu halk sağlığı çalışmalarının vazgeçilmez aracı yapar: ülkeler arasında karşılaştırma yapmak, yıllar içindeki değişimi izlemek, hangi yaş grubunda hangi eğilimin arttığını görmek mümkün olur.
Binlerce kişilik gruplarda bireysel sapmalar birbirini dengeler. Kas kütlesi yüksek bir kişinin olduğundan büyük görünen değeri ile kas kütlesi düşük bir kişinin olduğundan iyi görünen değeri ortalamada birbirini götürür; genel tablo yine de anlamlı kalır. Ne var ki bir beslenme görüşmesinde değerlendirilen ortalama değil, tek bir kişidir; o kişide sapmayı dengeleyecek kimse yoktur.
Bireyde neyi göremez?
VKİ ağırlığı ölçer, ağırlığın neyden oluştuğunu ölçmez. Kemik, kas, yağ, su ve organlar tartıda tek bir sayı olarak toplanır. Aynı boyda, aynı kiloda ve dolayısıyla aynı VKİ değerine sahip iki kişinin vücut yağ oranı belirgin biçimde farklı olabilir.
İndeks, yağın nerede bulunduğunu da bilmez. Oysa yağın karın bölgesinde, iç organların çevresinde toplanmasıyla kalça ve bacaklarda dağılması sağlık açısından aynı anlama gelmez; karın bölgesindeki birikimin metabolik sorunlarla ilişkisi daha güçlüdür. Bu bilgi formülde hiçbir biçimde yer almaz. Kompozisyon hakkında kaba bir fikir edinmek isteyenler için vücut yağ oranı hesaplama aracı VKİ'ye göre daha bilgilendiricidir, ancak o da bir tahmindir.
Bunların ötesinde VKİ; kilonun ne kadar sürede alındığını, beslenme örüntüsünün niteliğini, hareket düzeyini, uyku ve stres yükünü, kan değerlerini de içermez. Bu başlıkların hiçbiri boy ve kilodan okunamaz.
Kas kütlesi tabloyu nasıl değiştirir?
Kas dokusu yağ dokusundan daha yoğundur; aynı hacim daha ağır tartar. Düzenli kuvvet antrenmanı yapan, kas kütlesi gelişmiş bir kişi bu nedenle "fazla kilolu" hatta "obezite" aralığında görünürken vücut yağ oranı düşük olabilir. Sporcularda ve fiziksel olarak ağır işlerde çalışanlarda VKİ'nin tek başına kullanılması bu yüzden yanıltıcıdır.
Tersi durum en az onun kadar önemlidir. Kas kütlesi az, yağ oranı görece yüksek bir kişi normal aralıkta bir VKİ taşıyabilir. Ağırlığı normal göründüğü için bu kişilerde risk faktörleri gözden kaçabilir. Benzer bir sonuç kilo verme sürecinde de ortaya çıkar: protein alımı yetersiz kaldığında ve direnç egzersizi yapılmadığında tartıdaki sayı düşer, VKİ "iyileşir", fakat kaybedilenin önemli bir kısmı kas olduğu için vücut kompozisyonu kötüleşir. Kilo yönetimi sürecinde hedefin yalnızca tartı değil, kayıp ağırlığın bileşimi olarak tanımlanmasının nedeni budur.
Bel çevresi ne ekler?
Bel çevresi, VKİ'nin en büyük boşluğunu, yani yağın dağılımını kısmen kapatan ve mezuradan başka araç gerektirmeyen bir ölçümdür. Ölçüm ayakta, normal bir nefes verişinin sonunda, en alt kaburganın alt kenarı ile kalça kemiğinin üst kenarı arasındaki orta noktadan, mezura yere paralel tutularak ve deriye bastırılmadan yapılır. Aynı kişide her seferinde aynı yöntemle ölçmek, ölçümün kendisinden daha önemlidir.
Yaygın kullanılan eşiklere göre erkeklerde 94 cm, kadınlarda 80 cm üzeri artmış riske; erkeklerde 102 cm, kadınlarda 88 cm üzeri daha belirgin bir riske işaret eder. Bu sınırlar rehberlere ve toplumlara göre bir miktar değişebilir. Pratikte kullanılan bir başka basit ölçüt, bel çevresinin boyun yarısının altında kalmasıdır. Bel ve kalça ölçüsünü birlikte değerlendirmek isteyenler bel-kalça oranı aracından yararlanabilir.
Bel çevresi VKİ'nin yerine geçmez, yanına eklenir. İkisi birlikte, her birinin tek başına verdiğinden daha güvenilir bir çerçeve sunar.
VKİ'nin özellikle yanıltıcı olduğu gruplar
Çocuk ve ergenlerde yetişkin eşikleri kullanılmaz. Büyüme sürdüğü için değer, yaşa ve cinsiyete özgü persentil eğrileriyle yorumlanır; aynı sayı sekiz yaşındaki bir çocukta ve on beş yaşındaki bir ergende farklı anlamlara gelir.
Gebelikte VKİ bir takip aracı olmaktan çıkar; gebelik öncesi değer, önerilen kilo alım aralığını belirlemek için kullanılır. İleri yaşta omurgadaki değişimlere bağlı boy kısalması indeksi olduğundan yüksek gösterebilirken, aynı dönemde kas kütlesindeki azalma normal görünen bir değerin arkasına gizlenebilir. Belirgin ödem ya da vücutta sıvı birikimi olan durumlarda tartıdaki sayı zaten vücut kompozisyonunu yansıtmaz. Boyu ortalamanın çok dışında kalan kişilerde de formüldeki kare alma işlemi sonucu bir miktar saptırır. Risk eşikleri her toplum için birebir aynı da değildir; bazı nüfuslarda metabolik sorunlar daha düşük VKİ değerlerinde ortaya çıkabilir.
Peki VKİ nasıl kullanılmalı?
VKİ bir başlangıç noktasıdır, varış noktası değil. Tek bir ölçüm yerine zaman içindeki eğilimi izlemek, tek bir sayı yerine şunlarla birlikte bakmak daha gerçekçi bir tablo verir:
- bel çevresi ve zaman içindeki değişimi,
- vücut kompozisyonuna dair ölçüm ya da tahminler,
- hekimin uygun gördüğü kan değerleri ve tıbbi öykü,
- uyku düzeni, iştah, enerji ve günlük hareket kapasitesi,
- beslenme örüntüsünün kendisi: öğün düzeni, protein, lif ve sıvı alımı.
Hedefi belirli bir VKİ rakamına ulaşmak olarak kurmak çoğu zaman ters teper, çünkü o rakam bir sonuçtur; üzerinde doğrudan çalışılabilecek bir davranış değildir. Doğrudan çalışılabilecek olanlar öğün düzeni, tabak içeriği, hareket alışkanlığı ve uykudur. Sayı, bu alışkanlıklar yerine oturdukça kendiliğinden hareket eder.
Son olarak: tanı koymak ve tedavi planlamak hekimin işidir. Beslenme planı, bu değerlendirmenin üzerine kurulur. Hesapladığınız değerin sizin için ne anlama geldiğini, hangi ölçümlerle birlikte yorumlanması gerektiğini konuşmak isterseniz randevu oluşturabilirsiniz.