Hashimoto ve Beslenme: İlaç Etkileşimi, İyot ve Selenyum Dengesi
Gül Aybala Murat, Diyetisyen ·
Hashimoto'da beslenmenin gerçek rolü
Hashimoto tiroiditi, bağışıklık sisteminin tiroid dokusunu hedef aldığı otoimmün bir tablodur. Süreç içinde tiroid hormonu üretimi azalabilir ve hipotiroidi gelişebilir. Tanı kan tahlilleri ve gerektiğinde görüntüleme ile hekim tarafından konur. Herkeste ilaç tedavisi gerekmez; hormon değerleri hedef aralıkta seyredenlerde izlem yeterli olabilir, hipotiroidi geliştiğinde ise tedavinin omurgasını hekimin planladığı hormon tedavisi oluşturur. Beslenme bu tedavinin yerine geçmez, yanında çalışır.
Beslenmenin katkısı üç başlıkta toplanır: ilacın emilimini bozmayan bir günlük düzen kurmak, tiroid işlevinde rolü olan besin ögelerinde ne eksik ne fazla bir yerde durmak ve yorgunluk, kabızlık, kilo değişimi gibi sık görülen şikâyetleri destekleyecek bir tabak düzeni oluşturmak. Bu üçü sağlandığında beslenme, tedavi takibini kolaylaştıran sessiz bir zemin haline gelir.
Tiroid ilacı ile besin etkileşimi
Beslenmenin en somut, en tartışmasız katkısı bu başlıkta. Tiroid hormonu ilaçlarının emilimi mide içeriğinden belirgin biçimde etkilenir. Bu nedenle ilaç genellikle sabah aç karnına alınır ve ilk öğün için bir süre beklenir. Bekleme süresini ve alım saatini hekiminiz belirler; beslenme planı bu saatin etrafına kurulur, tersi değil.
Emilimi azaltabilen başlıklar bellidir. Kalsiyum ve demir takviyeleri, kalsiyum içeren mide ilaçları ve magnezyum takviyeleri ilaçla aynı saatte alındığında emilimi düşürebilir; bunları günün ilerleyen saatlerine kaydırmak ve arayı geniş tutmak önerilir. Soya ürünleri, çok yüksek lifli öğünler, kepek türü takviyeler ve kahve de ilacın hemen ardından tüketildiğinde emilimi etkileyebilir. Buradaki mesele bu besinleri hayattan çıkarmak değil, ilaç saatinden uzaklaştırmaktır.
Pratikte işleyen düzen basittir: ilaç sabah, ardından hekimin belirlediği bekleme, sonra kahvaltı. Süt, yoğurt, kepekli tahıl ve kahve gibi ilk öğün klasikleri bu beklemenin ardına gelir. Takviyeler öğle ya da akşam saatlerine alınır. Bu düzen bir kez oturduğunda, kan değerlerindeki açıklanamayan dalgalanmaların bir kısmı kendiliğinden azalır.
İyotta az da olmaz, çok da
İyot tiroid hormonunun yapı taşıdır; eksikliği de fazlası da tiroid için sorun oluşturabilir. Hashimoto'da özellikle yüksek doz iyot alımının işleri kolaylaştırmadığı, tersine tabloyu zorlayabildiği bilinir. Bu yüzden iyot takviyeleri, iyot dozu yüksek multivitaminler ve deniz yosunu türevi ürünler hekim önerisi olmadan kullanılmamalıdır.
Buna karşılık iyottan tümüyle kaçmak da doğru değildir. Mutfakta iyotlu tuzun olağan miktarda kullanılması ve haftada birkaç kez balık tüketimi gibi sıradan alışkanlıklar yeterli bir zemin sağlar. Kilit nokta, faydalı olacağı düşüncesiyle alınan yüksek dozlardan uzak durmaktır.
Selenyum: rolü var, ama takviye demek değil
Selenyum tiroid hormon metabolizmasında görev alan bir mineraldir ve tiroid dokusunda yoğun biçimde bulunur. Bu bilgi, otoimmün tiroid hastalığında selenyum takviyesinin çokça konuşulmasına yol açtı. Ancak takviyenin otoimmün tiroid hastalığı olan herkese rutin biçimde önerilmesini destekleyecek bir uzlaşı bulunmuyor. Kişinin beslenmesi ve mevcut selenyum durumu bilinmeden başlanan bir takviyenin ne kazandıracağı belirsizdir.
Selenyumun güvenli alım aralığı görece dardır; uzun süreli yüksek doz alım istenmeyen etkiler doğurabilir. Brezilya cevizi gibi çok yoğun kaynaklarda birkaç adet bile günlük ihtiyacın üzerine çıkabildiği için her gün bir avuç mantığı uygun değildir. Dengeli bir mutfakta balık, yumurta, et, tam tahıllar ve ölçülü miktarda kuruyemiş zaten makul bir selenyum girdisi sağlar. Takviye kararı, gerekiyorsa, hekim değerlendirmesiyle verilir.
Glutensiz ve eleme diyetlerinde kanıtın durduğu yer
Hashimoto denince ilk akla gelen önerilerden biri glutensiz beslenme. Burada net bir ayrım gerekir: çölyak hastalığı tanısı varsa glutensiz beslenme zorunludur ve tartışmaya kapalıdır. Çölyak dışlanmışsa, glutenden kaçınmanın tiroid antikorlarını ya da hormon değerlerini iyileştirdiğine dair kanıt zayıftır. Bir eleme denenecekse çölyak testlerinin gluten kesilmeden önce yapılması gerekir; diyet başladıktan sonra test sonuçları güvenilirliğini yitirir.
Aynı temkin, otoimmün protokol gibi geniş eleme programları için de geçerlidir. Bu programlar tahıl, baklagil, süt ürünleri, yumurta ve patlıcangillerden birçok besini aynı anda kaldırır. Uzun süre uygulandığında lif, kalsiyum ve B grubu vitaminlerde açık oluşabilir; yemekle kurulan ilişki ve sosyal hayat zorlanır. Kanıtı sınırlı bir kısıtlama için ödenen bedel, çoğu kişide beklenen kazancın üzerinde kalır. Uzun soluklu bir tabloda beslenmenin nasıl kurgulanacağını kronik hastalıklarda beslenme hizmetinde ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.
Sık gözden kaçan besin ögeleri
Hashimoto'da bazı eksiklikler diğerlerinden daha sık görülür. B12 vitamini bunların başında gelir; otoimmün mide iltihabı ile birliktelik görülebildiği için inatçı yorgunluk şikâyetinde akla gelmelidir. Demir eksikliği, özellikle âdet gören kadınlarda tabloyu ağırlaştırabilir ve tedaviden beklenen düzelmeyi geciktirebilir. D vitamini düzeyinin düşük çıkması da sık karşılaşılan bir durumdur.
Bu başlıkların hiçbiri tahminle yönetilmez. Hangi eksikliğin bulunduğu kan tahlilleriyle gösterilir; takviye kararı ve dozu hekim tarafından verilir. Diyetisyenin işi, tespit edilen açığı destekleyecek besin seçimlerini günlük düzene yerleştirmek ve takviye saatlerini ilaç saatiyle çakışmayacak biçimde planlamaktır.
Turpgiller ve goitrojen kaygısı
Brokoli, karnabahar, lahana ve brüksel lahanası gibi turpgiller goitrojen oldukları gerekçesiyle sıklıkla listeden çıkarılır. Olağan porsiyonlarda ve pişirilerek tüketildiğinde bu sebzelerin tiroid işlevini bozduğunu düşündürecek bir gerekçe yoktur; iyot alımı yeterli olduğunda konu daha da geriye düşer. Aksine bu grup, lif ve mikro besin içeriğiyle tabağın güçlü tarafındadır. Benzer durum soya için de geçerlidir: sorun soyanın kendisi değil, ilaç saatiyle arasındaki mesafedir.
Kilo, kabızlık ve günlük düzen
Hipotiroidi tablosunda kilo alımı ve kilo vermede zorlanma sık dile getirilir. Hormon değerleri hedef aralığa yaklaştığında bu zorluk genellikle hafifler, ancak süreç sabır ister. Hızlı sonuç vaat eden çok düşük kalorili programlar burada işe yaramaz; kas kaybını artırır ve süreci daha yorucu hale getirir. Yeterli protein, düzenli öğün aralıkları ve haftanın çoğu gününe yayılmış hareket, kilo yönetimi tarafında çok daha sağlam bir zemin kurar. Nerede durduğunuzu görmek için VKİ hesaplama aracı bir başlangıç noktası olabilir; tek başına yeterli bir ölçüt olmadığını da hatırlatmak gerekir.
Kabızlık, hipotiroidinin sık eşlikçilerindendir ve beslenmeyle en çok yol alınan başlıklardan biridir. Lif alımını kademeli artırmak, su tüketimini bu artışa eşlik ettirmek ve günlük hareketi korumak çoğu durumda fark yaratır. Lifin birden yükseltilmesi şişkinliği artırabildiği için kademeli ilerlemek önemlidir.
Takip ve iş birliği
Hashimoto uzun soluklu bir izlem gerektirir. İlaç dozu, kan değerleri ve şikâyetler zaman içinde değişir; beslenme planı da bu değişime göre güncellenir. Değerlendirmede son tahlillerin, kullanılan ilaç ve takviyelerin, öğün saatlerinin ve şikâyetlerin birlikte ele alınması gerekir. Uşak dışından ulaşmak isteyenler için online diyet görüşmeleriyle aynı takip sürdürülebilir.
Tiroid tahlilleriniz ve ilaç saatinizle birlikte beslenme düzeninizi gözden geçirmek isterseniz randevu sayfasından bir gün belirleyebilirsiniz.